15 Mayıs 2012 Salı

Call Of Duty Black Ops



on yıllarda savaş oyunlarının popüleritesinin gittikçe artmaya başladığını artık ciddi bir şekilde anlıyorum. Neredeyse oyun sektörü tam anlamıyla bu türe yoğunlaşmaya başladı da diyebilirim aslında. Bu türün buralara gelmesinin temelinde ise yıllardır piyasaya çıkan ve her defasında kendini oynatan seriler mevcut. Bu oyunlar aklımızın geçmişe gittiği dönemlerde mutlaka denediğimiz ve bizim başında saatler geçirdiğimiz oyunlar. İşte o oyunlardan bir tanesi, belkide savaş oyunlarının günümüzdeki haline gelmesinin baş nedeni olan Call of Duty'nin adını her seferinde duyunca, gerçekten de beni geçmişe doğru götürüyor. İlk olarak soğuk bir kış gecesi kuzenlerimin evinde tanıştım bu isimle. Aslında itiraf etmeliyim ki her şey mutfakta atıştırmam sonucu başladı.

PC başında oturan kuzenimin odasından gelen sesleri merak edip, odasına girmem ile beraber ilk Call of Duty oyununun demosu ile karşı karşıya geldim. Savaş oyunlarına olan düşkünlüğüm o zamanlar Medal of Honor'dan ibaret olduğu için, karşı karşıya geldiğim oyun beni fazlasıyla etkilemişti, hemde fazlasıyla. Bu oyunda gerçekten farklı bir şeyler vardı, savaş atmosferi ve gerçekçilik bu oyunda tam istediğim gibi işliyordu. Nihayet demo'nun bitişi ile beraber adını heyecanla merak ettiğim bu oyunun adı siyah bir arkaplanda kocaman bir şekilde belirdi. İşte o gece yaşananlar, bugün her seferinde hayranlıkla oynadığım Call of Duty oyunlarının başlangıç anıydı benim için.

Treyarch ve Call of Duty

Call of Duty serisinin bugün geldiği nokta o zamanlara göre gerçekten çok farklı. Hayran kitlesi, kalite artışı ve her seferinde bu serinin başarısını gördükçe içimde bir mutluluk duygusu oluşmuyor değil. Nitekim ''Yeni nesil'' dediğimiz döneme girdiğimizde, artık bu serininde bir değişim geçirmesi kararı alınmıştı. Infinity Ward sayesinde 2. Dünya Savaşı yerini modern ve daha hareketli bir kurguya bırakıyordu ki ortaya çıkan satış başarısı ve beraberinde gelen yeni hayran kitlesi bu değişimin çok yararlı olduğunu kanıtlamış oldu. Bu ilgiden sonra ''Modern Warfare'' döneminin başladığını anlamış olduk böylece. Bu başarıdan sonra haliyle yeni bir oyun gerekliydi ve Modern Warfare 2 raflardakini yerini alarak milyonlarca insanı yine kendine hayran bıraktı. Yıllar önce tanıştığım bu oyun, artık oyun sektörünü de geride bırakıp, satış başarısı ve gelirleri ile sinema sektörü ile yarışıyordu resmen.





Lâkin piyasada Modern Warfare rüzgarı eserken, eski ruhu oyunculara yaşatmak adına görev edinmiş bir firma Call of Duty'nin o ilk günlerindeki havasına sahip olan oyunları yeni nesilde de çıkartmayı planlıyordu. Adı Treyarch olan bu firma, yeni nesildeki ilk deneyimini son derece başarısız olan Call of Duty 3 oyunu ile yaşadı. Hedeflerin gerçekleştirilememesi sonucu ise firmanın içinde dönen olaylar, piyasadan yok oluşun eşiğine kadar gitti neredeyse. Fakat Treyarch tüm bu olumsuzluklara rağmen başını dik tutup, World at War (WaW) oyununu geliştirmeye başladı. Beyaz bir sayfa olarak nitelendirilen WaW, gerçekten de Treyarch için beyaz bir sayfa oldu. Bunun en önemli sebebi ise Call of Duty serisine yenilik ve farklı bakış açısı getiren Zombi Modu'nun kimsenin beklemediği bir şekilde oyuncular tarafından tutulması oldu. WaW sayesinde Treyarch'ın da güzel bir Call of Duty yapabileceğini görmüş olduk nihayet.

Bu kısa geçmişten sonra günümüze geldiğimizde ise hep birlikte Treyarch'ın kendini oyunculara yeniden kanıtlamak istediği ve uzun süredir geliştirdiği yeni yapımı Call of Duty: Black Ops'un piyasaya çıkış heyecanını yaşıyoruz.

0 yorum:

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Tasarim GameSpot'a aittir. | Kurucu MertM - Email | 2012-2013 Oyun A��klamalar�